you gotta be badyou gotta be bondyou gotta be wiseryou gotta be hardyou gotta be toughyou gotta be strongeryou gotta be coolyou gotta be calmyou gotta stay togetherall i know all i knowlove will save the day
You Gotta be / Des'ree
An Gelir / Atilla İlhan
an gelir
paldır küldür yıkılır bulutlar
gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet
o eski heyecan ölür
an gelir biter muhabbet
çalgılar susar heves kalmaz
şatârâbân ölür
şarabın gazabından kork
çünkü fena kırmızıdır
kan tutar / tutan ölür
sokaklar kuşatılmış
karakollar taranır
yağmurda bir militan ölür
an gelir
ömrünün hırsızıdır
her ölen pişman ölür
hep yanlış anlaşılmıştır
hayalleri yasaklanmış
an gelir şimşek yalar
masmavi dehşetiyle siyaset meydanını
direkler çatırdar yalnızlıktan
sehpada pir sultan ölür
Hala Bere / Metin&Kemal Kahraman
hala béré béré homete
şüne diyare dewe, ax şin u şivano
cendegé domanu tiji verde
ceni meredne ra kiste..
hay lo lo lo béré bıvine
zalımene..
tenga ke inu mare arde
ma vir ra neşiya
merdene endi mare çef u saltanata
bırayene veré désude mendime
bime ağme şime desté saride
hay lo lo lo béré bıvine
zalımene..
System
...Çavê dinyê keskesor e em jî jêne way fêm kirinyê nabînin wele korin kefâ xwe bi korebê tîninguh nede 'ser leqleqiyo' torbên wî boş û valan etu tûrikê tijî ke bi rengê hemû der û doran...(...dünya gözü gökkuşağı bir rengi de bize emanet boşver, gözü görmeyen körebe oynayıp dursun kulak asma lagalugalarına, onların heybeleri boş, biz dolduralım heybemizi her yerle her renkle...)
Hrant...
…toplantının sonuna doğru, hiç niyetim olmadığı halde, dayanamadım ve bir konuşmacının söylemini eleştirmek zorunda kaldım. "Biz Türkler ve Kürtler ezelden beri zaten kardeşiz. Çanakkale'de, şurada burada şehit verdik, biz birlikte kan döktük..." türünden alışageldiğimiz söylemlerden biriydi.
Açtım ağzımı..."Barışın nasıl sağlanabileceğinin tartışıldığı böylesi bir toplantıda bile hâlâ birlikteliğimizi ve kardeşliğimizi geçmişte birlikte döktüğümüz kanların üzerine bina ediyor ve milliyetçi söylemlerin bu lümpen jargonuna kendimizi kaptırıyorsak, yıkmak öldürmek yerine üretmek ve yaratmak temelinde bir birlikteliğin söylemini geliştiremiyorsak, bizler hangi gerçek barışı tesis edebiliriz? Gelecekteki birlikteliğimizi hâlâ mı birlikte kan dökmelerin nostaljisi üzerine bina edeceğiz. 'Gelin birlikte barışı konuşalım' diye buraya davet etmiş olduğunuz dostlarınızdan biri eğer benim gibi bir Ermeni ise şimdi buradan kalkıp da size sormaz mı? Siz kimin kanını döktünüz? Aradan bir asır geçmesine rağmen hâlâ döktüğünüz kanı bugünün tutkalı niyetine kullanmaktan hicap duymuyor musunuz?" Yumdum gözümü... (Hrant Dink, Agos, 23 Temmuz 1999)
Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek/Adnan YÜCEL
Aşksız ve paramparçaydı yaşambir inancın yüceliğinde buldum seni
bir kavganın güzelliğinde sevdim.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!
Aşk demişti yaşamın bütün ustaları
aşk ile sevmek bir güzelliği
ve dövüşebilmek o güzellik uğruna.
işte yüzünde badem çiçekleri
saçlarında gülen toprak ve ilkbahar.
sen misin seni sevdiğim o kavga,
sen o kavganın güzelliği misin yoksa...
Bir inancın yüceliğinde buldum seni
bir kavganın güzelliğinde sevdim.
bin kez budadılar körpe dallarımızı
bin kez kırdılar.
yine çiçekteyiz işte yine meyvedeyiz
bin kez korkuya boğdular zamanı
bin kez ölümlediler
yine doğumdayız işte, yine sevinçteyiz.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





